icon-arrow-down icon icon-arrow-fill-down icon icon-arrow-next icon icon-arrow-prev icon icon-tag-close icon

Bir oyuncak hikayesi

SESLER, GÖRÜNTÜLER VE LITTLE PEOPLE® ÇİFTLİĞİ'NİN NESİLLER BOYUNCA SEVİLMESİNİ SAĞLAYAN HER ŞEY

Küçükken Little People Çiftliği oyuncaklarıyla oynadığınız zamanları hatırlıyor musunuz? Belki de anneniz veya babanız (hatta büyükanneniz veya büyükbabanız) da Little People oyuncakları ile oynamıştır. Sonuçta bu ürün serimiz ilk olarak 1968 yılında çocuklarla buluştu. Peki bir oyuncağın nesiller boyunca ve dünyanın dört bir yanında sevilmesini sağlayan etkenler nelerdir?

Fisher-Price Little People markasının Ürün Tasarım Direktörü Bob Jourdian bu durumu şöyle açıklıyor: "Kültürler değişir, insanlar değişir ama çocuklar dünyanın her yerinde aynı şekilde oyun oynar. Temel oyun modelleri nesiller boyunca aynı kalır." “Çiftlik veya hayvanat bahçesi temalı oyunların da çocukların klasik bir oyun tercihi olduğunu söyleyebiliriz”

ÖZÜNÜ KORUYARAK DEĞİŞMEK

Bu, Little People Çiftliği'nin hiç değişmediği anlamına gelmiyor. Aslında bu seri yıllar içerisinde tasarımcılar tarafından farklı detaylar ekleme, görünümü iyileştirme, maliyeti sabit tutma, oyun değerini artırma gibi fikirler geliştirdikçe yenilendi. Bir noktada, aramızdan biri (isim vermeyeceğiz) ahırın kapısının çıkardığı “möö” sesinin gereksiz olduğunu düşündü. Bu sesi kaldırmamıza tüketiciler tepki gösterdiler ve ses kısa bir süre içerisinde ürüne tekrar eklendi. Aslında bugünkü Little People Çiftliği'nin sadece sesleri değil, oyunu ve keşfi zenginleştirmesi için müzik ve şarkıları da var.

Bir öğretim aracı

“Ebeveynler çiftliği öğretici bir araç olarak kullanmayı seviyor, mesela çocuklarına hayvanları öğretirken." diyor Bob. Bob ve diğer Fisher-Price tasarımcıları, oyuncakların çocukların gelişim sürecine uyumlu olarak nasıl geliştiğini biliyor. Little People Çiftliği gibi bir oyun setinin çocuğunuzun gelişimine ayak uyduracağından emin olabilirsiniz.

Ürün Tasarımı Genel Müdür Yardımcısı Dave Ciganko bizimle bazı gözlemlerini paylaşıyor: "Bir yaşındaki bir bebek, ineği dişlemeye başlar. Daha sonra, dişlediğinin bir inek olduğunu öğrenme aşamasına gelir. Yani bu aşamada bebeğinizin ineği inek yapan özellikleri fark etmeye başladığını söyleyebiliriz. Sonra neler olacağını merak ederek ineği siloya koyar. Möö sesini duymak için kapıyı açar. Böylece bebeğiniz büyüdükçe sebep-sonuç ilişkisini öğrenir, keşifler yapar ve nihayet hayal gücünü kullanmaya başlar."

Kelebek nereye gidecek?

Çiftlik fikri basit görünebilir. Ancak bu fikrin basitliği, ürünün çekici bir ürün haline gelmesini ve başarılı olmasını sağladı. Yine de fikir basit olsun veya olmasın, her ürünün tasarımında ince detaylar hakimdir. Dave: “Ürüne, çocukların fark ettiği küçük dokunuşlar ve çizimler ekliyoruz. Bu küçük detaylar, çocukların bir hikaye hayal etmesini sağlıyor. Belki ahırın üzerinde minik bir kelebek vardır. Peki bu kelebek nereye uçacak? Çocukların bağlantılar kurmaya ve kendi hikayelerini yaratmaya başlamalarını görmek gerçekten muhteşem.”

Yeni bir hikaye için her zaman vardır!