Bebeğinizle Bağ Kurmak
Yazan Dr. Bettye M. Caldwell
Birçok kişinin düşündüğünün aksine, ebeveynler, her zaman doğumla birlikte otomatik olarak bebekleriyle bağ kurmazlar. Bağ kurmak, tek seferlik bir olay değildir. Bir süreçtir. Ebeveynler ve çocukları arasındaki yoğun bağ, onlar birbirlerini tanıdıkça ve doğal olarak birbirlerini sevmeye başladıkça gelişir.

Dokun Bana!
Bağ kurma sürecini hızlandıran en önemli şeylerden biri, sarılmaktır. Uzmanlar, doğumda, beş duyu arasında en gelişmiş duyunun dokunma duyusu olduğunu söylerler. Aynı zamanda rahimde ilk olarak gelişen duyu da dokunma duyusudur. Bu nedenle bebeğiniz tutma, sarılma, okşama ve öpme gibi eylemleri ister ve bunlara cevap verir. Tüm bunlar, onun teninin sizin teninizle doğrudan temas ettiği zaman daha etkili olur.

Her bebek farklıdır. Bazıları sarılmayı diğerlerinden daha çok ister. Bebeğinizi, onun istediği kadar kucağınızda tutmak zahmetli gibi gelse de, uzun vadede buna değecektir. İlk aylarda tüm dikkatinizi ona yönlendirmeniz ve onun ihtiyaçlarına cevap vermeniz durumunda, ilk yılının sonunda bebeğin kendini daha güvende hissettiğini, daha mutlu ve huzurlu olduğunu fark edeceksiniz.

Gözlerine Bakmak
Bir bebeğin gözleri, doğduğunda yalnızca 25-40 cm arasındaki mesafelerde net olarak odaklanabilir. Bu mesafe, tam olarak da bebeğinizi kollarınıza aldığınızda bebeğinizin yüzüyle sizin yüzünüz arasında kalan mesafedir. Bu bir tesadüf değildir.

Araştırmalar, bebeklerin, özellikle de göz teması kurabiliyorlarsa, her şeyden çok insan yüzüne bakmayı tercih ettiklerini göstermiştir. Sevgi dolu bakışlarınız, sonunda büyülü bir anla ödüllendirilecektir: bebeğinizin ilk gülümsemesiyle. Bebeğiniz göz temasını kestiğinde, bu ilgiye doyduğunu ve dinlenmeye ihtiyacı olduğunu anlarsınız.

Emzirme mi, Biberonla Besleme mi?
İyi bir bağ kurmak için emzirmek zorunlu olmasa da bu temas, bebek için faydalıdır. Biberonla besleme de tatmin edici olabilir. Bebeğinizi beslerken, onu kendinize yakın tutun.